Yeditepe İstanbul

İstanbul un yedi tepesi olarak adlandırdığımız tepeler günümüzde kaybolmuş durumda, gökdelenlerin isimleriyle anacağız İstanbul’u artık... Saphire, Vizyon, Dalga kule… bunlardan bazıları. Ne kadar bozmaya çalışırsak çalışalım, geçmişten gelen o kadar çok nitelikli tarihi eserlerimiz...

İstanbul un yedi tepesi olarak adlandırdığımız tepeler günümüzde kaybolmuş durumda, gökdelenlerin isimleriyle anacağız İstanbul’u artık... Saphire, Vizyon, Dalga kule… bunlardan bazıları. Ne kadar bozmaya çalışırsak çalışalım, geçmişten gelen o kadar çok nitelikli tarihi eserlerimiz ve doğal güzelliklerimiz var ki güzellikleriyle övündüğümüz dünyada eşi bulunmayan camilerimiz Osmanlı ve Bizanstan kalan abidelerimiz, çeşmelerimiz, yalılarımız etrafımızı donatıyor. Boğazda gezerken  renkli bir atmosfer etrafımızı sarıyor ayrı bir lezzet veriyor insana..Uçuşan martılar,dalga sesleri vapur düdükleri,baharda erguvanlar,salkım söğütler..İstanbul da yaşayan her semtte ayrı bir güzellik mevcut.Çamlıca tepelerinden akşam saatlerinde yanan ışıkları seyretmek,yükselen yeni gökdelenlere bakmak insanın içini bir başka türlü hüzünle dolduruyor,sanki şehir surların ve camilerin içinden çıkmış gökdelenlerin arasına sıkışmış gibi durmakta.
Ahmet Hamdi Tanpınar Beş Şehir adlı kitabında, Erzurum, Bursa, İstanbul Ankara ve Konya’yı anlatır. Hayatımızda kaybolan şeylerin ardından yaşanan üzüntüyle yeni şeylere karşı beslenen açıklıktır romanın konusu. Çatışır gibi görünen bu iki duyguyu sevgi kelimesinde birleştirebiliriz, geçmişe güncelin penceresinden bakmıştır...
Yahya Kemal Beyatlı ise ,İstanbul adına yazdığı şiirlerinde çok içtenlikle bahsediyor,kıyılardan ,sokaklardan ,mezarlıklardan..

Sana dün bir tepeden baktım ey aziz İstanbul,
Görmedim, gezmediğim, sevmediğim hiçbir yer,
Ömrüm oldukça gönül tahtına keyfince kurul, 
Sade bir semtini sevmek bile bir ömre bedel.

Her bir tepesi ayrı bir yere kurulu olan İstanbul un yedi tepesi İstanbul u anlatırken tasvir ettiğimiz, fakat gezip görmediğimiz tepeler. Büyükşehir Belediyesinin amblemindeki yedi üçgen bu tepeleri temsil etmekte. Yedi tepe olarak adlandırdığımız tepeler hangileri,öncelikle Çamlıca tepesi değil..

1-Topkapı Sarayı, Ayasofya camii(müzesi)Sultanahmet camiinin bulunduğu yer ve civarı: yani Sarayburnu tepesi.
2-Nuruosmaniye Camii, Çemberlitaş hamamı, Binbirdirek sarnıcı ve Mısır çarşısının olduğu yer: Nuruosmaniye-Cağaloğlu meydanı.
3-Süleymaniye Camii, İstanbul üniversitesinin olduğu yer: Beyazıt tepesi.
4-Bozdoğan kemerleri ve Fatih camiinin olduğu yer: Fatih tepesi.
5-Yavuz Sultan Selim Camii, Kariye Camii’nin bulunduğu Fatih civarı: Kocamustafapaşa.
6-Mihrimah Sultan Camii ve Tekfur sarayının olduğu yer: Edirnekapı semti.
7-Haseki Sultan Camii’nin bulunduğu yer olan Davutpaşa tepesi.

Bu tepeler gerçekten şehrin yüksek noktalarına yapılmış, özenle yapılmış camilerimiz bu tepelere oturtulmuş, her yerden görülebiliyor.

Camiler ve saraylar yapılırken daha çok tepelere yapılanmış olmaları dikkat çekici… Tepelerden şehre uzaktan bakmak daha etkileyici olsa gerek.